Doç Dr.İbrahim BAYKAN


ÜNİVERSİTELERİN CILKI ÇIKTI

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


“Dünya Ekonomik Formunun raporuna göre; Türkiye Eğitiminde 137 ülke arasında 99 unculuğa düştü. İran, Malezya ve Pakistan’ın gerisinde kaldı.”

Üniversitelerin cılkı çıktı iddiamı işkembeden atmıyorum. üniversitede akademisyen olarak görev yapmış bir kişi olarak deneyim ve gözlemlerimle dayanarak söylüyorum.

Marifet üniversite sayısında değil eğitim kalitesinde. Ülkemde birkaç üniversite hariç çoğunluğu siyasi amaçlarla kurulmuş ve halen kurulmaktadır.

Nasıl mı?

Her seçim öncesi pek çok ilin milletvekili adayı seçim propagandasında hemşerilerine üniversite açma sözü verir. Halk da zaten bunu ister.

Aday seçilir ve halk; hadi bakalım verdiğin sözü tut diye vekiline baskı yapar. Vekil de liderine gider; vatandaşlara söz verdiğini ve üniversitenin açılmasını talep eder aksi halde parti itibarının zedeleneceğini söyler.

Nihayet; doğru dürüst binası, akademik personeli öğrenci yurdu laboratuarı olmayan ve sadece afili tabela ve isimden oluşan üniversite açılır. Kimse inkâr gelmesin son 30 yıldır bu böyle olmuştur.

Konunun daha da vahim yönü; Meslek Yüksekokulu adı altında okuyanın dahi mezun olunca ne tür bir işte çalışacağını bilmediği okullar açıldı. Zaten İki yıllık olan bu okulları unvanı ve statüleri yönüyle ne velileri ne de öğrencileri benimsedi. Bu ise ülkemde kaynak tüketiminden başka bir işe yaramaz.

Sonuçta ister İki yıllık, ister 4 yıllık olsun ortaya kalite yoksunu bir işsiz kitle meydana geldi. Özel sektör haklı olarak deneyim aradığından işine yarayacakları seçerek almakta; dayısı olan da devlete kapağı atmakta. Geriye kalan büyük bir kitle maalesef her yıl giderek artan bir işsizler ordusu oluşturmaktadır.

Eğitim sistemimizin iki temel sorunu var; biri eğitim diğeri de sistem. Maalesef yıllardır bunu çağdaş devletlerdeki düzeye getiremedik. Her Milli Eğitim Bakanı değişiminde; birinin yaptığını biri bozarak yap-boz tahtasına çevirdiler.

Bilgi ve deneyimlerime dayanarak üniversiteler hakkında önerilerim şöyledir:

Öncelikle yeni üniversite açımlamamalı buraya harcanacak kaynaklar mevcutlara aktarılmalı,

Mezun sayısı fazla olup iş bulamayan bölümler ya kapatılmalı ya da kontenjanları azaltılmalı,

Yeni bölümler açmadan önce ciddi bir istatistik çalışmasıyla ülkenin hangi branşlarda ihtiyaç duyulduğu ve gelecekte hangilerine daha fazla ihtiyaç duyulacağı belirlenip o bölümlerin açılması,

Fen bilimleri kapsamındaki bölümlerde pratik uygulamalara mutlaka önem verilmeli ve bunların uygulamalı ders saatleri arttırılmalı. Üniversite, Sanayi ve Devlet işbirliği mutlaka verimli ve etkin bir şekilde sağlanmalı,

Rektör atamayla değil mutlaka üniversitenin akademik ve idari personellerince hatta öğrenci temsilcilerinin de katılacağı demokratik bir seçimle gelmeli. Ne yazık ki bu insanlar muhtarlarını seçiyor da rektörünü seçemiyor. Bu arada belirtmiş olayım; ülkemde en demokratik seçim muhtar seçimidir,

Üniversiteler mutlaka sosyal etkinliklere sahip kampüslerde kurulmalı. Kadrolar; baldız, bacanak, yeğen ve kuzenlerden oluşmamalı,

Öğrencilere mutlaka ama mutlaka sosyal faaliyetler sağlayan kulüp, dernek olanakları sunulmalı,

Üniversite bütçeleri her yıl yeterli şekilde arttırılmalı,

Tüm siyasi partilerin parti tüzüklerinde; “İktidara olursak YÖK’ ü kaldıracağız” palavrası yerine; iktidar olursak; “YÖK’ü daha çağdaş ve demokratik bir yapıya sokacağız” demeli. Toptan kaldıracağız demek kolaycılıktır asıl olanı iyi ve uygun olanı kurmak.

Ben bu yazımı yazarken duydum ki; Milli Eğitim Bakanı değişmiş. Ne diyelim; Allah kabul etsin.

Bu önerilerim eğitim sistemimize az da olsa katkı sağlarsa mutlu olacağım ama; okuyan kim, dinleyen kim, anlayan kim?

 

Sevgi ve Saygılarımla



YAZARLAR