Serdar Adem İşler


Okullar Açıldı mı? Issız Ajun Kaldı mı? / Diyalektik Bakış

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


Birkaç gün önce resmen, fiilen ve şeklen okullar eğitim öğretime açıldı. Ama eğitim kurumları varlık sebebine uygun bir şekilde içerik olarak açıldı mı derseniz, işte o noktada ciddi şüphelerim var. İsterseniz şüphelerimi birlikte irdeleyelim. Bakalım bu konuda ne kadar haklıyım…

Okullar şeklen açıldı. Evet öğrenciler ve öğretmenler sabahın erken saatlerinde yollara düştüler. Ders programının öngördüğü şekilde genellikle dokuz civarında sınıfları doldurmaya başladılar. Tabi öğretmenler de derslerine girmeye… Buraya kadar her şey yine şeklen gayet normal görünmekte... Ancak resme dikkatli bakanlar birçok eksik ve yanlış olduğunu kolaylıkla saptayabilirler. Neler mi? Bakalım nelermiş…

Öğrenciler okula geliyor ama yanlarında ders araç gereçleri yok. Yani defteri, kitabı, kalemi, silgisi… Ne yazık ki yok. Birçoğunun üzerinde okul forması da yok. Daha fenası bazılarının sanki velisi de yok. Çocukları okula giden bir veli öğrencisinin yanında ders araç gereci götürüp götürmediğini bilmez mi? Haydi çantasına bakmadı ya da bazıları otorite yetmezliği yüzünden bakamadı diyelim. (Bazılarının yanında çanta da yok.) En azından üzerinde okul forması olmadığını da mı göremez? Bu nasıl bir aymazlıktır anlamak mümkün değil. Bu vaziyette okula gitseler bile eğitim yapamayacaklarını anlayamazlar mı? Yoksa tahmin ettiğim gibi velilerimiz kapanma yüzünden günlerdir başlarına dert olan çocuklarından kurtulmak mı istemekteler? Gitsinler de nereye giderlerse gitsinler, nasıl giderlerse gitsinler demeye mi getirmekteler? Doğrusu velilerimizin eğitim konusunda yeterince bilinçli ve istekli olmadıkları noktasında da çok ciddi şüphelerim var.

Her şeye rağmen okula geldiklerine göre bir şekilde eğitim öğretim yapmak zorunda kalırlar derseniz ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Bir kere son yıllarda hatalı bir şekilde uygulanmaya çalışılan öğrenci merkezli eğitim anlayışı öğrencileri ne yazık ki iyice şımartmış durumda. Öğretmenin elinde fazlaca yetki olmadığını dolayısıyla otorite sağlamakta zorluk çektiğini anlayan bazı bilinçsiz öğrencilerimiz ne yazık ki bu durumu eğitim öğretimin aleyhine kullanmakta... Buna bir de dejenere bir evlat sevgisinin etkisiyle çocuğunun anlatışına göre hareket eden veli profilini de eklerseniz okullarda bu şartlar altında eğitim öğretim yapılamadığını anlamakta güçlük çekmezsiniz sanırım.

Okullar şeklen açıldı ama içerik olarak ne yazık ki kapalıdan daha sıkıntılı. Sabahın erken saatlerinde sıraları dolduran öğrencilerimizin okulun son haftası ders mi yapılırmış diyerek öğretmenlere ders işletmediklerini duymak görmek isteyenleri okullara davet ediyorum. Uzaktan ahkam kesmeyle bir yere varamayız. Sonuçta bir neslin heba olması söz konusu… Ve emin olun bu günahta en çok payı olanlar yeterli bilince erişmeden öğrenciyi şımartan uygulamalara imza atanlar ile birlikte çocuklarını ciddi anlamda takip etmeyen kimi sorumsuz velilerdir. Bu günahın bedeli yarın Allah’ın huzurunda nasıl öderler onu ben bilemem.

Her şeye rağmen öğretmen ders işlemekte ısrar etse de defteri kitabı olmayan bir sınıfta bunu gerçekleştirmesi suya yazı yazmaktan öteye geçmeyecektir. Bu şartlar altında okulların açık olduğunu iddia edebilir misiniz?

Bazı öğrenciler okula giriş yaptıktan sonra eve dönme bahanesiyle ilk dersin akabinde izin almak için nöbetçi öğretmen ve idarecilere ısrar etmekte. Nöbetçi öğretmenler bu sıkıntılı ısrara ne kadar dayanabilir dersiniz? Siz de izin verin diyebilirsiniz? Yoklamaların sisteme geçmediği bir çağda öğrenci izin almak için gelmiş oluyor okula, bunu mu demek istiyorsunuz? Yapmayın ya, bu kadar saf olamazsınız… Peki izin alan öğrencinin evine gittiğine emin misiniz sayın velim? İzin aldıktan sonra eve gelmediğinin farkında mısın ya da? Ne çok şey istiyor ve bekliyorum değil mi? Son bir soru okul kıyafeti olmayan bir öğrencimiz ilk dersten sonra izin almayı veya kaçmayı becerip okuldan ayrılsa akşama kadar ne yapar, nereye gider dersiniz? Bakın bunun cevabını da sürekli suçu eğitim camiasında arayanların vermesi gerektiğini düşünüyorum. Elbette eğitimciler sütten çıkmış ak kaşık demiyorum ama yukarıdan beri anlatmaya çalıştığım olayda eğitimcinin suçu günahı neredeyse yok denecek kadar az.

Bu şartlar altında okullarımız açık mı kapalı mı varın siz karar verin.

 



YAZARLAR