Tarih: 24.03.2021 08:44

AKSARAYLI GAZETECİ ERDOĞAN KAYA İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ YORUMLADI.

Facebook Twitter Linked-in

Geçtiğimiz Cumartesi günü İstanbul Sözleşmesinin kaldırılması bazı kesimlerin tepkilerine neden olmuştu. Ben şahsım itibarı ile bu sözleşmenin kaldırılmasını defalarca yazdım. Bu sözleşme kadınlara bir yarar getirmiyor, aksine zarar getiriyordu. Türk aile yapısını her geçen gün bozarak aile yapıları yara almakta idi. Kadınları koruduğunu zannettiğimiz yasa aksine kadınlarımızın yuvasını bozup aile yapılarının dağılmasına sebep olmakta idi. Aile cinayetlerinin de artışına bu yasa artırmakta idi. Yasanın iptaline zıplayanlarda uşkurlarının lastiğini sıkmak zorunda kalacakları için zıplıyorlar.

Türk aile yapısını yerle yeksan eden, LGBT sapkınların önünü açan, kadına şiddeti önlemek yerine kadına şiddeti daha da artıran, Türk milletinin aile yapısına hiç bir faydası olmayan İstanbul sözleşmesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla iptal edildi. Belkide bu yazsaya en çok eşcinseller üzülmüştür. Bunlaarın aldığı özgürlük kadın lara hakaretti.

Batı'nın dayattığı ve 'aile'yi yıkmayı hedef alan İstanbul Sözleşmesi, kadın cinayetlerini daha fazla artırırken eşcinsel sapkınları meşrulaştırmanın yolunu da açıyordu. Toplum olarak eşcinsellerin yaşamını normal görmeye başlamıştık.

46 devletin imzaladığı bu sözleşmeyi 11 ülke imza attığı halde uygulamıyordu. Neden bu sözleşme İstanbul’da imzalandı derseniz, ülkemizin ahlak yapısını bozmak için burada imzalandı. Asıl hedef ülkemizin ahlak ve kadınlarını bozmak idi.

Sözleşmenin iptalinde Sözleşmede geçen 'cinsel yönelim' ve 'toplumsal cinsiyet kimliği' ifadelerinin Türk toplum yapısına aykırı olduğu; Sözleşmeye toplumsal desteğin yitirildiği LGBTİ ve bazı marjinal grupların bu anlaşmayı kalkan yaptığı, bu anlaşma ile gelecek kuşakların tehdit altında olduğu savunuluyor.

Avrupa'nın ve Yahudi lobisinin az gelişmiş, örf ve adetlerine bağlı ülkelere bu kanunu dayatması onların aile yapılarını bozarak ahlaksız bir toplum haline getirmektir. Şiddet bu kanun çıktığında yok mu oldu? Aksine daha çok artmıştır.

Kanunun arkasına sığınan kadınlar eşleri ile ufak bir tartışmada haberi yok iken evden uzaklaştırmaya başlayarak ailede soğukluk ve ayrılıklara neden olmuştur. Eşcinsellikler artmış ve edepsizlik sokaklara kadar taşmış, kimse karışamaz hale gelmiştir.

Şiddet uygulamak bir erkeğin acizliği ve çaresizliğidir. Saygı ve sevgi üzerine kurulan evliliklerde mutlaka tartışma olur. Ama şiddet hiçbir zaman olmaz. Şiddet uygulayacak bir insan ne kanun dinler ve ne de yasa dinler. Önce ahlak ve terbiye ile uyum içerisinde olmaktır. Evlilik şiddet kapısı değil mutluluk kapısıdır, mutlu olan ailede şiddet olmaz,

Evli bir kadın eşini aldatıyor ve hatta çocuklarını bırakıp kaçıyor, sonrada kaçtığı adamla eşinin karşısına gelip oturuyor ve kimse gönüllüyüm deyince bir şey yapamıyor, devlette aksine bunu suç sayamıyor, böyle bir aile yapısı olur mu? Neymiş efendim kadının beyanı esasmış, gönlü ile fuhuş yaptıysa kimse karışamazmış. Kocası bu terbiyesizliğe karşı çıkar eşini azarlarsa kadın da şikayetçi olursa adı şiddet, koca evden uzaklaştırılıyor. İyi yapmışın hanım eline sağlık mi diyecekti? Hanımda kocasının aldatmasına aynı şeyi mi söyleyecekti?

Bu kanun dışında zinanın serbest olma yasasıda kaldırılarak, caydırıcılık getirilmeli ve yasaklanmalıdır. Kadınlara verilen bunca serbestlik Türk aile yapısını yok ettiği gibi, ailelerin parçalanmasına da sebebiyet vermekte idi. Şiddetin zaten cezası mevcuttur, şiddet uygulayan cezasını çekecektir.

Nerede ise bir bayanla asansörlere binemez olduk. Kadın bana dokundu diye şikayet etse piliniz bitti doğru içeridesiniz. Erkekler kadın, kadınlar erkek durumuna getirilmişti. Erkeklerde ailesine ve çocuklarına sahip çıkarak mutlu bir aile yuvası kurmalılar. Bu yasanın kaldırılması yaşamı düzensiz olanlara ve cinselliği ortada olanlar için hiç iyi olmamıştır. Ama Türk aile yapısı ve ahlakı düzen içerisinde olanlar için iyi olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —